Kırışıklık ve Terleme Tedavisi
Kırışıklık ve Terleme Tedavisi

Yaşlanmaya rağmen, genç ve taze bir görüntüyü muhafaza edebilme çabası, yaşadığımız imaj çağında artık lüks olmaktan çıkıp, önemli bir gereksinim haline gelmiştir. Dinamik ve güçlü kırışıklıklar öfkelendiğimiz veya tebessüm edip güldüğümüz zaman yüzümüzün cilt altında yer alan mimik kaslarının hareketiyle oluşur ve zamanla yer ederler. Bu dinamik çizgi ve hatlar çoğunlukla alın bölgesinde, kaşların arasında ve kaz ayağı denilen şekilde göz kapağının dış köşesinde oluşarak, kişiye her an endişeli, kızgın ve yorgun görüntüsü verirler. Bu tür çizgilerin düzeltilmesinde günümüzde, etkili, güvenli ve cerrahi olmayan bir tedavi biçimi uygulanmaktadır.

Prosedürü kemodenervasyon (kimyasal sinir blokajı) prensibine dayanan, clostridium botilinum adlı gıda zehirlenmesi yapan bir bakteriden elde edilen, arıtılmış A tipi bir toksini içeren ilacın piyasa imalat ismidir.

TEDAVİNİN FONKSİYONU NEDİR?
Bu tarz tedavilerin ortaya çıkmasının öncelikli sebebi, yüzde yaşlanma nedeniyle oluşan değişimlere müdahale etmek için cerrahi yöntem dışında etkili medikal uygulamalara duyulan ihtiyaçtır.

Yüz kaslarımızın sürekli çalışıyor olması, kırışıklıkların ve duygusal ifadelerin yoğunlaştırdığı hat ve çizgileri oluştururlar. Uygulama mimik kasları denilen çok ince ve yüzeysel kaslara giden sinir uyarılarını bloke ederek, kasılıp-gevşeme hareketini sınırlar. Bu kasları gevşetir ve relax haline getirir. Enjeksiyon uygulanmayan diğer kaslar tedavi etkisine maruz kalmazlar ve böylece yüzdeki ifade değişmez.

DEĞİŞİMİ NASIL FARK EDERİM VE BU NE KADAR SÜRECEKTİR?
Uygulamanın ilk etkileri 3 - 4 gün sonra belirmeye başlar ve tam etkisi 10 gün sonra göz ile algılanacak düzeye ulaşır. İşlemin etkisinin kalıcılık süresi kişiye özgü kriterlere bağlıdır. Ekseriyetle ortalama 4 ile 6 ay içinde ilacın tesiri yavaş yavaş azalacak ve kas hareketi yeniden başlayacaktır. Başlangıçta hastalar ilk yıl içinde 2 ila 3 kez tedavi görebilirler. İki veya daha fazla uygulama sonrasında tedavi seansları arasındaki süreler giderek uzar ve nihayet yılda bir uygulama yeterli olur. Hatta bazı hastalar istisnai bir şekilde kalıcı çözüme ulaştıklarını belirtmişlerdir.

TEDAVİ ACI VERİR Mİ?
Basit ve güvenli bir işlemdir. Uygulama prosedürü çok inçe bir iğne ile tedavi edilecek bölgeye ilacın doktorun belirlediği miktarda enjekte edilmesidir. Toplam tedavi süresi yaklaşık 15 dakikadır. Enjeksiyonda kullanılan iğnenin çok ince olması ve zerk edilen madde miktarının az olması nedeniyle ağrı ve acı hissi minimum düzeydedir. Yatıştırıcı veya anestezi gerektirmez ve kendine gelme süresi gibi ek bir zaman kaybına yol açmaz. Çoğu hasta enjeksiyon esnasındaki hissi böcek ısırması gibi, diye tanımlamaktadır. Uygulamayı takiben hasta hemen günlük sosyal yaşantısına dönebilir. Hatta gerekiyorsa arabasını kullanabilir. Bazen enjeksiyon yapılan bölgede makyaj ile kolayca kapatılabilen geçici hafif çürükler, kısa süreli bir ağrı veya çok az derecede “dokunmaya karşı hassasiyet hissi” oluşabilir.

TEDAVİSİNİN YAN ETKİLERİ VAR MIDIR?
Etkileri en az düzeyde olup, kalıcı değildir. Nadir durumlarda enjeksiyonunun etkisiyle göz kapağında geçici sarkma problemlerine rastlandığı bildirilmiştir. Burada vurgulanması gereken gerçek, kozmetik deformasyon için uygulanan ilaç dozlarının, tıpta çeşitli adele spazmlarının tedavisi için kullanılan dozlardan çok daha düşük düzeyde olduğudur. Yıllardan beri temel prensipler dahilinde düzenli olarak büyük dozlarla yapılan tıbbi tedaviler sonrasında dahi sistemik bir yan etki rapor edilmektedir.

ENJEKSİYONLARIN ETKİ SINIRLARI NEDİR?
Cilt çökmeleri, çene ve gerdan sarkmaları, göz kapağı ve kaşları kaldırma işleminde cerrahi müdahaleler gerekebilir. Güneşten zarar görmüş ciltlerin tedavisinde ve deriyi gençleştirmek amacıyla yapılan revitalizasyon tedavilerinde ise kimyasal peeling ve mezoterapi gibi yöntemler daha iyi sonuç verirler.

KIRIŞIKLIK TEDAVİLERİNDE CİNS VE YAŞ FAKTÖRLERİ ÖNEMLİ MİDİR?
Bu tedaviler her iki cinste aynı başarıyla uygulanmaktadır. Ancak yapılan çalışmalarda 65 yaş üstü kişilerde daha az etkili olduğu saptanmıştır.

BU YÖNTEMİ KİMLER UYGULAR?
Uygulamaları sadece tecrübeli ve ehliyetli bir hekim tarafından yapılmalıdır.

 
Bu bölüm hakkındaki doktor yazılarımız
 
Diğer sitelerimiz