Menopoz Ünitesi
Menopoz Ünitesi

İçinde bulunduğunuz durumun bir hastalık tablosu olmadığını bilerek menopozla dost olmayı, uzayan ortalama ömürle 30 – 40 yıl süreyle yaşam kalitesinin düşmesine izin vermeden, destek alarak, menopozun hayatınıza getirebileceği olumsuzlukların nasıl engellenebileceğini öğrenmek için K- KLİNİK uzmanları yanınızda!

MENOPOZ HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER

Östrogen, progesteron ve testosterone kadın hayatında etkili cinsel hormonlardır. Bu üç hormon beyin, hipofiz bezi ve tiroid bezi kontrolü altında, kadının varoluş sebepleri doğrultusunda, değişik dönemlerinde farklı seviyelerde etki gösterirler. Ergenlik döneminde düzenli ritmik kanamalarla birlikte yumurtalıktan kontrollü olarak salınmaya başlarlar. Kadının vazgeçilmez hormonu olan östrojen, yumurta oluşum sürecinde ortaya çıkar, kadının cildi, cinsel organları, kemikleri, beyin fonksiyonları ve kalp damar sistemi için önemli rol oynar.

Progesteron ise gebelik oluştuktan sonraki üç ay ve diğer zamanlarda östrojenin vücuttaki etkilerinin kontrolünü sağlamak üzere iş görür.

Üçüncü önemli hormon; testosterone ise fizik güç, dayanıklılık ve cinsel istek konusunda katkı sağlayan bir hormondur.

Menopoz

Ergenlikte 300 - 400 bin yumurta taslağı içeren yumurtalık, 40’lı yaşların başına kadar 300 civarında olgun yumurta üretip gebelik oluşumunda kullanılmasını sağlar. Diğer binlerce yumurta taslağı olgunlaşanlara destek görevinde bulunurlar. 50 yaşa gelindiğinde yumurta üretimi durup, yumurta üretimiyle tetiklenen östrojen üretimi azalınca rahim içinde aylık kalınlaşma olmaz ve artık ritmik kanama görülmez. Bu durumun adı menopozdur. Bu dönemde sadece östrojenin değil diğer hormonların kan seviyelerinde de düşüş olur.

Menopoz Yaşı

Toplumlararası farklılıklar olmakla beraber menopoz yaşı için genel kabul 49-52 yaşlardır.

Menopoz Yaşı Değiştirilebilir mi?

Her kız çocuk doğduğunda genetik kodları ile menopoz yaşı belirlenmiştir. Bu nedenle menopoz yaşını daha ileriye taşımak mümkün değildir. Ancak bazı olumsuz faktörler (sigara tüketimi, ilaç kullanımı, ameliyat, otoimmün hastalıklar, X-ışını) menopoz yaşını öne çekebilir.

Ameliyatların Menopoz Üzerine Etkisi:

Geçirilen yumurtalık ameliyatları yumurtalıkta oluşan hasar oranında menopoz yaşını öne çekebilir ve hatta operasyonla menopoz başlayabilir. Rahim ameliyatlarında ise yumurtalıkların kan akımına özen gösterilir ve teknik olarak yumurtalıklar korunursa, kadın, kendi genetik kodundaki yaşa kadar menopoz belirtisi olmadan yaşamını sürdürür(ritmik kanama olmadan)

Menopoz Öncesi Dönem

Aktif dönemden sonra yumurta oluşumu, kanama ve doğurma fonksiyonunun tamamen bittiği ana kadar geçen dönem menopoz öncesi dönem olarak adlandırılır. Bu süreç 42 - 45 yaşlarında başlar ve her kadında farklı belirtilerle seyreder. Belirti yelpazesi o kadar geniştir ki, bir kadın fiziksel ve ruhsal sıkıntı yaşamazken, diğeri menopozun tüm zorluklarını bu dönemde de omuzlarında taşır.

Erken Menopoz

30 - 35 yaşlarında menopoz gerçekleşmesi erken menopoz olarak tanımlanır. Ameliyat, ilaç kullanımı,X-ışını ve başka nedenler olmaksızın ortaya çıkar ,genetik özellik taşır ve görülme sıklığı % 1’dir.

Menopoz Dönemindeki Şikayetler

Sıcak Basması

Sıcak basması, menopoz geçiş döneminde ve sonrasında en sık görülen şikayettir. Beyindeki lokal doku maddelerinin salınımı ve etkileri azalan östrojene bağlı olarak değişim gösterir.Bunun sonucunda bedenin sıcaklık ayar merkezi olumsuz etkilenir.Bu olumsuzluk sonucunda ,menopozdaki kadında nöbetler halinde ısı yükselmesi meydana gelir.Adı geçen lokal doku maddelerindeki değişiklikler ayrıca ruhsal emosyonel sorunları da beraberinde getirir.Uyku bozuklukları,anlık günlük ruhsal dalgalanmalar,hafıza sorunları ,konsantrasyon eksikliği kadının yaşam kalitesini bozar ve bu tablo yıllar boyu sürebildiğinden içinden çıkılmaz bir hal alır.

Fiziksel Sorunlar

Cilt, kemikler, cinsel organlar menopozdan olumsuz etkilenir. Kolay yorulma, güç kaybı yaşamı zorlaştıran diğer faktörlerdir.

Cilt Değişiklikleri

Cilt, vücudun en büyük organıdır ve östrojene çok duyarlıdır. Böyle olunca menopozla birlikte çok hızlı ve geri döndürülemez değişiklikler olmaktadır. Sıcak basması ile birlikte kadını en çok rahatsız eden durumdur ancak çoğunlukla östrojenle ilişkisi düşünülmediği ve yönlendirilmediği için çaresiz kalmaktadır.

Cinsel Organ Değişiklikleri

Menopozda cinsel organlarda da ciltteki değişikliklere paralel gerileme olur. Fiziksel görünümdeki değişikliklerin yanı sıra kuruluk ve yanma hissi, idrar şikayetleri ve enfeksiyon riskinde artış diğer önemli sorunlardır.

Menopoz Dönemi Hastalıkları

Kalp Hastalıkları

Menopozdan önce kalp krizi riski erkeklere göre daha düşükken menopozla birlikte bu oran erkeklerle eşit seviyeye yükselir. Bu durum ciddi sorun olarak menopozdaki kadının karşısında durmaktadır.

Kemik Erimesi

Kemik erimesi iki ayrı nedenle olur. Birinde östrojen azlığı temel sebep iken diğerinde yaşlanmanın kendisi erimenin nedenidir. Irk, doğum sayısı, iklim, beslenme kemik erimesini etkilemektedir. Doğum sayısı, kalça kemik açısı,ülkemizin güneşli gün sayısı Türk kadınını bu konuda kuzey ülkelerinde yaşayanlara göre şanslı hale getirmektedir.Bununla birlikte östrojen azalması kemik erime ve kırık riskini artırmaktadır.

Menopoz Dönemi Kanserleri

Menopoz döneminde öncelikle meme, rahim, yumurtalık ve barsak kanseri üzerinde durulmalı kontroller bu kanser tipleri üzerinde yoğunlaştırılmalıdır.

Menopoz Döneminde Takip

Rutin kan tetkikleri, CA 125,CEA, EKG, tüm batın ve jinekolojik USG, smear testi, mamografi, kemik yoğunluk ölçümü, gaitada gizli kan araştırması menopozdaki kadında başlıca yapılması gerekenlerdir.

Menopoz Tedavisinin Amacı

Menopozda eksilen hormonu yerine koyma tedavisi esastır(hormon replasman tedavisi).Menopozda esas olan şikayet ve bulguları esas alarak kadını(hasta değil)bir bütün olarak ele almaktır. O halde temel eksik östrojen olduğu için onun eksikliğini gidermek gerekmektedir. Cilt için kozmetik ürünler kullanılabilir, kemik erimesi için sadece o amaca dönük ürünler kullanılabilir, kalp hastalığı olunca bazı ilaçlar alınabilir ancak hiçbirisi yeterli olmayacağı gibi zaman kaybına da yol açacaktır. O halde hasta değerlendirilmeli risk içermiyorsa en az 5 yıl, risk içeriyorsa riske göre daha kısa süre hormon tedavisi yapılmalıdır. Var olan kanser hastalığı temel engel teşkil eder. Onun dışındaki tüm durumlarda menopozdaki kadının durumu bireyselleştirilerek ele alınmalı mültidisipliner yaklaşımla hayat kalitesi yükseltilmeye çalışılmalıdır. Ergenlik döneminden itibaren hayatının bir parçası olan östrojen hormonunun düşük dozda yani, menopoz öncesi döneminde ritmik kanamalarının 3.günündeki kan seviyesiyle desteklenmesi ve yanına doğada olduğu gibi progesteron ilavesi konusunda cesaretlendirilmelidir.

Östrojen ve Kanser

Östrojen eksikliğinde meydana gelen sorunlara diğer taraftan bakınca bu organların östrojenin hedefi olduğu görülür. Bir başka deyişle östrojen olması gerekenin üzerinde bulunması yani yüksek dozlarla alınması hedef organlarda sorunlara yol açabilir. Meme ve rahim kanserleri bunlardan ikisi ve belki en önemlileridir. Burada unutulmaması gereken, bu durumun dozla ilişkili olduğudur. Hayatı boyunca östrojenle yaşayan kadına eksiklik durumunda sadece ihtiyacı olanı vermek açıktır ki ona ekstra risk getirmeyecektir.

Menopozda Cinsellik

Gebelikten korunma kaygısından uzak olup hormon tedavisi ile de günlük şikayetlerinden kurtulan kadınların menopoz döneminde de doyurucu cinsellik yaşayabilecekleri öngörülmektedir.

Menopoz Öncesinde Korunma

42 Yaşından sonra menopoz dönemine kadar yumurta oluşumu az da olsa devam eder. Bu nedenle aktif cinsel yaşamı olanlara düşük dozlu doğum kontrol hapları önerilir.

Menopozda Korunma

Menopozla birlikte yumurta üretimi olamayacağı için hormon replasman tedavisi alınsa bile gebelik ihtimali olamayacağı için gebelikten korunmaya gerek yoktur.

Menopozdaki Kadın Nasıl Bir Yol İzlemeli?

İçinde bulunduğu durumun hastalık tablosu olmadığını bilmeli, uzayan ortalama ömürle 30 -40 yıl süreyle yaşam kalitesinin düşmesine izin vermemeli, destek almak için aktif çaba göstermeli, akıl fonksiyonları, kalbi,cildi ve kemikleri için, risk faktörü içermiyorsa ve uygun takip aralıklarıyla hormon tedavisinden uzak durmamalıdır.

 
Bu bölüm hakkındaki doktor yazılarımız
 
Diğer sitelerimiz